Datça'nın doğa harikası Kargı Koyu’ndaki antik kentin ismi de Acanthus’tu.
7 Nisan 2021 Çarşamba
ÇİÇEKLER AĞLAR MI? DATÇA'DA AĞLIYOR!
Datça'nın doğa harikası Kargı Koyu’ndaki antik kentin ismi de Acanthus’tu.
14 Mart 2021 Pazar
İMHOTEP'DEN GALENOS'A BİR TIP MASALI.
Mitoloji ile Tıp birbirlerine çok uzak görünseler bile çok güçlü bir ilişki içindeler. Mitoloji, tanrılarla, tanrıçalarla, doğaüstü güçlerle süslenmiş halk hikayeleri.
Tıp ise araştırma, deneme, gözleme, mantık ve kanıtlara dayalı çok önemli bir bilim. O halde Mitoloji ile Tıp nasıl ilişki içinde.Anlatalım.
Tıp kelimesinin Antik Mısır Tanrısı Amon’un şehri, dönemin en önemli sağlık merkezi Teb’den (Thebai) geldiği kabul edilir. Bu kentte dönemin en ünlü hekiminin adı da İmhotep.
ottattığı keçilerden birinin sürekli sürüyü geç katıldığını fark edince, keçiyi izliyor ve keçinin sürüden ayrılır ayrılmaz bir asma bahçesinde asma yediğini görüyor. Antik Yunanca’da Stapilok üzüm, Oinos ise şarap anlamına gelmekte. Bu nedenle mikroskopta üzüme benzeyen bu bakterileri çoban Staphylus’tan esinlenerek “Stafilokok” deniliyor.
8 Mart 2021 Pazartesi
YATAĞAN'IN RANTINA BAK, ŞU YUNAN'IN YAPTIĞINA BAK
Yunanistan'ın Midilli Adası’nda geçen haftaki arkeolojik kazılarda bir hamam bulundu.
Kalenin altında.
Yaklaşık 600 yıllık.
16’ncı yüzyıldan kalma bir Osmanlı hamamı.Midilli doğumlu olan Barbaros Hayreddin Paşa’ya ait.
Bu Midilli’de bulunan en eski hamam.
Arkeologlar için önemli bir keşif.
Eski Eserler Müdürü Pavlos Triantaphyllides, bulunan hamamın ada tarihi için çok çok önemli olduğunu, hemen koruma altına alınacağını, önce üstünün gölgelikle kapatılacağını, gelecekte de ziyarete açılacağını söyledi.
*. *. *
Aynı tarihlerde Muğla Yatağan’da bir hamam yıkıldı.
O da 600 yıllık.
O da bir Osmanlı Hamamı.
Kömür arayan bir maden şirketinin iş makinaları, hoyratça 600 yıllık tarihi yerle bir etti.
Oysa, bu hamam Muğla Kültür Varlıkları Korumu Kurulu tarafından 2012 yılında tescillenerek koruma altına alınmıştı.
Koruma altındaki hamam yıkıldı.
Yöredeki yurttaşlar şikayet etmese, kimsenin ruhu duymayacaktı.
Midilli bir Yunan Adası.
Yakında ziyarete açılacak.
Yatağan Türkiye’nin şirin bir beldesi.
Yatağan’da devletten yüz alan maden şirketleri tarihi, kültürü, doğayı katlediyor.
Yetinmiyor, 600 yıllık bir Osmanlı hamamını yerle bir ediyor.
Başka söze gerek var mı?
4 Mart 2021 Perşembe
PAPATYA KOKUSU
3 Şubat 2021 Çarşamba
BU TOPRAKLARDAN BİR ŞADAN GÖKOVALI GEÇTİ.
1 Şubat 2021 Pazartesi
DATÇA'DA AKIL ALMAZ BİR CİNAYET VE BİR LİNÇ HİKAYESİ
MÖ 6'ncı yüzyıldı.
Knidos’ta bir gece yarısı Khrysippos oğlu Euboulos adlı gencin cesedi bulundu.
Kafası yarılmış, cinayete kurban gitmişti.
Aile büyük bir üzüntü içindeydi.
Katil kim olabilirdi?
Kim biricik evlatlarını öldürmüştü?
Olağan şüpheli Euboulos’la arası hiç iyi olmayan yaşıtı ve adaşı diğer Euboulos’tu.
Anaksandridas oğlu Euboulos.
Üstelik ceset şüphelinin hemen evinin önünde bulunmuştu.
Khrysippos ailesi ve onları destekleyenler kararlarını verdiler.
Katil Anaksandridas oğlu Euboulos’tan başkası olamazdı.
Öyleyse kanın bedeli kan olmalıydı!
Büyük bir kalabalıkla evini bastılar ve cinayet zanlısı olarak gördükleri genci, suçlamaları reddetse bile orada linç ederek öldürdüler.
Olaylar bununla da bitmedi.
Khrysippos ailesi ile Anaksandridas aileleri arasında büyük kavgalar, tartışmalar çıktı.
İki cinayet Knidos'ta düzeni bozan bir gerginliğe neden olmuş, halk arasında kutuplaşma ve karışıklık yaratmıştı.
Hava barut gibiydi.
Kent adeta kaynıyordu.
Can güvenliği kalmayan Anaksandridas ailesi, kentte asayişin sağlanması için Roma mercilerine başvurdu.
Datça’dan gemiye atlayıp, soluğu Roma’da alan iki yetkili, Knidos’taki bu cinayetleri İmparator Augustus’a anlattılar.
Augustus olayı iyice dinledikten sonra en güvendiği isimlerden biri olan müfettiş Asinius Gallus’u cinayetleri soruşturması için Datça’ya gönderdi.
Gallus önce tanıkları topladı ve tek tek ifadelerini aldı.
Tanıklar çelişkili konuşuyordu.
Bunun üzerine iki aileyi dinledi.
Ancak aileler de kesinlikte suçlamaları kabul etmiyor aksine ısrarla birbirlerini suçluyorlardı.
Gallus cinayeti çözmek için farklı bir yöntem bulması gerekiyordu.
Sonunda buldu ve iki evde bulunan kölelerin olan bitenleri duymuş ya da görmüş olabileceklerine karar vererek, köleleri sorguladı.
Bu yöntem işe yaramıştı.
Gallus cinayetleri çözmüştü.
Ancak, kentte kimseye bir şey söylemeden Datça’dan ayrılarak tekrar Roma’ya döndü.
Knidos’ta herkes meraklı bir bekleyişe başladı.
Gallus Roma’ya sunduğu raporda ne yazıyordu?
Katil kimdi ve hangi aile suçluydu?
Yaklaşık bir ay sonra Roma’dan Datça’ya bir mektup ulaştı.
Yazan İmparator Augustos’tu.
Mektupta tüm olay en ince ayrıntılarıyla anlatılmaktaydı.
Olay gecesi, Anaksandridas’ların evinin önüne gelip ilk sataşmayı başlatan, bağırıp çağıran Khrysippos oğlu Euboulos ile abisi Phileinos’tu.
İkili evdekileri taciz ediyor, mülke zarar veriyordu.
Bunun üzerine Anaksandridas evdeki kölelere dışarıdakileri uzaklaştırması için talimat verdi.Kölelerden evde lazımlık olarak kullanılan kovaları Euboulos ile abisi Phileinos’un üzerine boşaltmaları istedi.
İşte ne olduysa o anda oldu.
Kölelerden birinin elinden kayan lazımlık, Euboulos’un kafasına düşüp ölmesine neden oldu.
Cinayette Anaksandridas oğlu Euboulos’un hiç suçu yoktu.
Günahsız olduğu halde linçe kurban gitmişti.
İmparator Augustus mektubununun sonunda kent sakinlerine çok sert uyarılarda bulundu ve Knidos’ta artık gerginliğe asla izin verilmeyeceğini, kavgayı sürdürenleri de sert şekilde cezalandıracağını açıkladı.
Bir daha böyle bir şey yaşanmaması için de olayın kayıtlara geçmesini istedi.
Augustos’un emriyle Knidoslular kentin merkezine bu cinayeti anlatan bir yazıt diktiler.
Derler ki,
Datça Yarımadası o günden sonra linç kültüründen uzak durdu.
Kaynak: DR.OĞUZ YARLIGAŞ- İstanbul Medeniyet Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Eski Çağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi.
22 Ocak 2021 Cuma
BEN KNİDOS FENERİYİM.
"Uzanmış koca burun açık denize doğru,

Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
22 Aralık 2020 Salı
PERSEPHONE'NİN GÖZYAŞLARI.
Her ifade, her kas, her detay mükemmeldi.
Öne çıkan
DATÇA 1942: EN SESSİZ GECE
1942 yılının Ocak gecesi… Simi adasının taş sokaklarında faşizm geziyordu. Alman üniforması taşıyan İtalyan askerlerin ayak sesl...
-
İki milyon yıl önce Ege ve Akdeniz sularının altında tek tabaka olarak yatıyordu. Milyonlarca yıl sanki uykudaydı...
-
Fikret Kızılok, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli. Aynı dönemin müzisyeniydiler. Halk türküleri yaktılar. Sevda, barış, kardeşlik türküleri. B...
-
"10 Kasım'da her yer kapalıydı, genelevler kapalı mıydı bilmiyorum?" diyen her devrin iktidar borazanı, sözde gazete...

















