2 Kasım 2022 Çarşamba
OLEA PRİMA ARBORUM OMNİUM EST*
ÖRGÜ MASALI
ZAVALLI TİTHONUS, NE ÇOK İSTEMİŞTİ ÖLMEYİ
SÜT DAMLALARI
KIZ ÇOCUĞU
Cimon yaşlı, dik başlı, Roma İmparatorluğu'na kafa tutan bir adamdı.
Sert muhalefetiyle halkı etkiliyor, sözleriyle düşündürüyordu.
Saray susturulmasına karar verdi.
Tutukladılar.
Cezası ölümdü.
Ama bu ölüm farklı olmalıydı.
Cimon acı çeke çeke ölmeli, ızdırabı Roma topraklarında kulaktan kulağa yayılmalıydı.
Bir zindana kapattılar.
Açlıktan ölmesi için yemek verilmesini yasakladılar.
Ancak günler haftalar geçiyor, Cimon ölmüyordu.
Aksine her gün daha sağlıklı görünüyordu.
Bu işte bir iş vardı.
Hiç yemek yemeyen Cimon nasıl oluyor da açlıktan ölmüyordu?
Gardiyanlar gizlice zindandaki Cimon'u izlemeye başladılar.
Sonunda gerçek ortaya çıktı.
Cimon'un yeni doğum yapmış bir kız çocuğu vardı.
Adı Pero'ydu.
Her gün zindandaki babasını ziyaret ediyor, kapıya arkasını dönüyor ve sütüyle babasını besliyordu.
Gardiyanlar gördükleri manzara karşısında şaşkına dönmüştü.
Kız çocuğu resmen babasını emziriyordu.
Pero'nun bu fedakarlığı kısa sürede Roma sokaklarına, oradan da saraya ulaştı.
İmparatora yakın bir praetor(yargıç) bu olaydan çok etkilenmişti.
Önce sarayı ikna etti, sonra yargıçlar kurulunu toplayıp Cimon'un cezasını kaldırttı.
Üstelik Cimon ve kızı Pero devlet koruması altına alındı.
Bu inanılmaz öyküyü MS 1.Yüzyılda yaşamış Romalı tarihçi Valerius Maximus yazdı.
Konu bir çok sanatçıya ilham kaynağı oldu.
Cimon ve fedakar kızı Pero'nun onlarca tablosu yapıldı.
En ünlüsü Peter Paul Rubens'in 1625'te bitirdiği paylaştığım tabloydu.
Efendim,ne mutlu kız çocuğu olan babalara.
Tabi bana da.
KİM TAKAR İMPARATORU
Hey gidi Septimius Severus.
Sen ki, Roma'nın Afrika kökenli ilk imparatoruydun.
Sen ki, merkezde Akdeniz olmak üzere kuzeyde İngiltere, güneyde Yukarı Nil, Suriye, Anadolu ve Ermenistan’ı kapsayan devasa bölgenin tek hakimiydin.
60 milyon insan zorla sana biat ederdi.
Astığın astık, kestiğin kestikti.
Suriyeli güzel Lulia Domna ile yaşadığın aşk dillere destandı.
Her şehirde senin için yapılan zafer takları vardı.
Her kentte yazıtlar hep seni anlatırdı.
Heykellerinle doluydu her yer.
Ama bak sonunda ne oldu?
Sana methiyeler düzen bir yazıtı Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki Kozağacı Camisi'nin avlusunda musalla taşı yaptılar.
Yine senin için dikilen anıtın bir sütununu da musalla taşının altına koydular.
Yüce Severus, gördün mü bak.
Yurdum insanının tarih bilinci bir yana ama her saltanatın bir sonu vardır.
Buna musalla taşları şahittir.
İRİŞ DEDE SULTANIM İRİŞ
30 Ekim 2022 Pazar
15 Ekim 2022 Cumartesi
7 Mart 2022 Pazartesi
KADININ GAZABINDAN KORK
“Bugün kadınlar erkekler gibi, erkekler de kadınlar gibi savaştı”
Kserkses
Tarih boyu kadınlar savaşa karşı çıktı.
Çünkü savaşların en mağdurları hep onlar oldu,
Evlatlarını, eşlerini kaybettiler, tecavüze uğradılar, zulm gördüler.
Bu nedenle de barışın sağlanması için her türlü bedele katlandılar,
Ama vatanları işgal edilince, kora kor savaşmaktan da hiç çekinmediler.
İnsanlık tarihi bunun örnekleriyle dolu.
Britanya Krallığı Fransa’yı kuşattığında Joan of Arc’lar, Kızılderililerin katliamında Apachi Lozen’ler, Anadolu’nun kurtuluş savaşında Kara Fatmalar, Nene Hatunlar, Hitler Almanyası Sovyetler’e saldırdığında Zoya’lar, İspanya İç savaşında Dolores’ler ve daha niceleri hep ön saflarda oldular.
Ama biri var ki, o sadece savaşmakla kalmadı, kadını küçümseyen, kadın aklını hor gören erkek egemen sisteme tarihin en büyük yenilgilerinden birini yaşattı.
Onun kazandığı zafer kadın aklının ve cesaretinin zaferiydi.
*. *. *
Tarih MÖ 353’tü.
Karya kralı Mausolos ölmüş, yerine eşi Artemisia geçmişti.
Kraliçe Artemisia Karya ülkesinin tek hükümdarıydı.
Kendisine bağlı toprakları Bodrum’dan yönetiyordu.
Sanatseverlerdi. Ölen eşinin anısına dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Mausoleion'u yaptırmıştı.
Ayrıca farklı kültürleri birleştirici ve barış yanlısı bir kişilikti.
Ama bir kadının yönetimine girmek istemeyenler vardı.
Özellikle erkekler tarafından yönetilen Helenler, Rodoslular ve Latmoslular.
Atina’nın kışkırtmasıyla Rodoslular Artemisia’yı devirmek için saldırıya geçtiler.
Gerisini MÖ 80’lerde yaşayan yazar Vitrivius Pollio anlatıyor.
"Bir kadının Karya'nın tüm devletlerinin yöneticisi olmasını bir rezalet olarak nitelendiren Rodoslular güçlü bir donanmayla krallığı ele geçirmek için yola çıktılar.
Ama haber Artemisia'ya erken ulaşmıştı.
Hemen donanmasının kürekçi ve denizcileriyle birlikte gizli limanda toplanmasını istedi.
Ayrıca tüm yurttaşlarının surların üzerinde yerlerini almaları ve Rodos gemilerini gördükleri andan itibaren alkışlamalarını istedi.
Rodoslular, güçlü donanmaları ile Bodrum'daki büyük limana vardıklarında, surların üzerindeki halk onlara tezahürat yapıyor ve kenti teslim etmeye hazır olduklarını bağırıyorlardı.
Rodoslular büyük bir heyecanla kenti teslim almak için gemilerini terkedip surlardan içeri girdiklerinde, Artemisia denize açtırdığı bir kanaldan kendi donanmasını küçük limandan büyüğüne kaydırdı ve başı boş bırakılan Rodoslular'ın bütün gemilerine el koydu.
Ava çıkan Roduslular fena avlanmıştı. Gemilerine binip kaçamadıkları için Bodrum sokaklarında teslim olmak zorunda kalmışlardı.
Kentini işgalden kurtaran Artemisia'nın öfkesi bununla bitmemişti.
Ele geçirilen Rodoslular'ın gemileriyle hemen Rodos'a saldırdı.
Kendi gemilerinin, defne çelenkleriyle yaklaştığını gören Rodoslular askerlerinin zaferle döndüğünü sanarak kentin tüm kapılarını açtılar.
Böylece Artemisia hiç zorlanmadan Rodos'u ele geçirdi.
Kentin en görülen yerine de birisi kendisini, diğeri de Rodos'u simgeleyen iki heykelle bir zafer anıtı diktirdi. Yıllar sonra Rodoslular onurlarını kıran bu heykeli kaldırmak istediler ama bir anıtın adandıktan sonra kaldırılmasının günah olduğunu öngören dinsel inançları altında ezildiler. Çok çok sonraları da anıtı binalarla çevreleyerek kimsenin göremeyeceği biçimde kapattılar.(*)
*. *. *
Tarihe 2. Artemisia olarak geçen Karya Kraliçesi, zekası, cesareti ve askeri stratejisi ile bir çok antik tarihçisi ve sanatçıyı etkiledi. Onlarca tablosu, heykeli yapıldı. Antik çağda Bodrum'da onun anısına dikilen orijinal heykel ise bugün maalesef British Museum'da.
Artemisia'nın amazonlar'ın soyundan geldiği iddia ediliyor.
Halikarnas Balıkçısı da "Merhaba Anadolu" kitabında şöyle der.
“Bütün Ege kıyılarında Amazonların ayak izleri görülür.”
(*)VITRIVIUS POLLIO; De Architectura, ıı, 8.10-16.
Öne çıkan
DATÇA 1942: EN SESSİZ GECE
1942 yılının Ocak gecesi… Simi adasının taş sokaklarında faşizm geziyordu. Alman üniforması taşıyan İtalyan askerlerin ayak sesl...
-
İki milyon yıl önce Ege ve Akdeniz sularının altında tek tabaka olarak yatıyordu. Milyonlarca yıl sanki uykudaydı...
-
Fikret Kızılok, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli. Aynı dönemin müzisyeniydiler. Halk türküleri yaktılar. Sevda, barış, kardeşlik türküleri. B...









